2 results listed
Batıda ve İslam dünyasındaki bazı Müslümanlar arasında İslam hakkında çok sayıda yanlış
anlama söz konusudur. İslam’ın kılıç ve şiddet dini olduğu yönündeki algı da bu yaygın
hatalardan bir tanesidir. Bazı radikal Müslümanlar ve bazı müsteşrikler, cihadın anlamının,
herkesin Müslüm
an olasıya veya teslim olasıya kadar savaş yapılması olduğunu iddia etmişlerdir. Buna tepki
olarak, günümüzdeki bazı Müslümanlar ise İslam adına çok pasif bir barış çağrısı ortaya
koymuşlardır. Bu tebliğ, İslam’da uluslararası ilişkiler konusundaki bu görüşleri ele almakta ve
İslami kaynaklara ve tarihi uygulamaya dayalı olarak barış ve savaşa dair dengeli bir teori
önermektedir. Bu tebliğ, İslam’da cihadın yayılma ve sömürge saikiyle yapılmadığını, kılıçla
İslam’ın yayılmasını da amaçlamadığını vurgulayacaktır. Aksine cihadın amacı, insanlara temel
hak ve özgürlüklerini sağlayacak huzurlu bir ortam sağlamak ve inananlara karşı düşmanca
hareketleri engellemek ve ortadan kaldırmaktır.
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Necmeddin Güney
There are many misconceptions about Islam in the West and among some Muslims in the Muslim
world. The image of Islam as a religion of sword and violence is one of these common
misconceptions. Some radical Muslims and some orientalists claim the idea that Jihad means to
wage war until everybody converts or submits to Islam likewise. As a reaction to these claims,
some contemporary Muslims have put forward a very passive peace message in the name of
Islam. This paper deals with these various views on the theory of international relations in Islam
and proposes a balanced theory regarding war and peace based on Islamic sources and historical
practices. This paper will emphasize that jihad in Islam has no expansionist and exploiting
motives, nor is its aim to spread Islam by sword. The basic aim of jihad is ensuring a peaceful
environment to grant people their fundamental rights and freedoms and eliminating/preventing
any hostile attempts against believers.
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Necmeddin Güney